Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


28 Nisan 2013

Dört çocuktan biri yoksul

Betam'ın araştırmasına göre, Türkiye'de 4.6 milyon çocuk yoksulluk içerisinde yaşıyor. Güneydoğu Anadolu'da ise çocukların yüzde 42'si yoksul.




Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi'nin (BETAM) araştırmasına göre, 2006'da 2010 yılına önemli düzelmeler kaydedilse de hala 4.6 milyon çocuk maddi yoksunluk içinde yaşıyor. Araştırma sonuçlarına göre Türkiye'de 4.6 milyon çocuk, yani her dört çocuktan biri beslenme, ısınma ve giyim gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor ve bölgeler arasında da çocuk yoksulluğu açısından derin farklar bulunuyor. Çocuk yoksulluğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşayan çocukların yüzde 40'ını olumsuz etkiliyor.
 
Çocukların yüzde 40.3'ü ısınma ihtiyacını yeterli derecede karşılayamazken, yüzde 40.8'i eskiyen giyeceklerini yenileyemiyor. 12.5 milyon çocuk ise beslenme ihtiyacını karşılayamıyor, yani gün aşırı et, tavuk ya da balık içeren yiyecekler yiyemiyor.
 
Kıyafetleri yüzünden arkadaşları alay edince okulu bırakan 9 yaşındaki Özgür de 4.6 milyon çocuktan biri. Özgür'ün durumu haberlerde yer alınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, twitter üzerinden açıklama yaparak konuyla ilgili olarak il müdürünü görevlendirdiğini belirtmiş.
 
Bu haberleri bir arada değerlendirince, çocuk koruma sistemimiz ile ilgili durumu saptayabilmemiz için şu soruların yanıtlarını araştırmamız gerekir:
(1) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı il müdürlerinin bu gibi durumlara müdahale etmesi için Bakan tarafından özel olarak görevlendirilmeleri mi gerekiyor?
(2) Eğer gerekmiyorsa, Bakan'ın yaptığı özel bir dikkat çekmekten ibaret olduğuna göre; Bakanlığın bu gibi haberler üzerine yapması gereken bundan mı ibarettir?
(3) Eğer öyleyse, gerekenin yapılması için geri kalan 4 milyon 599 bin çocuğu da gazetecilerin tek tek saptaması ve haber yapması mı gerekecek?
(4) Bu durumda BETAM'ın ortaya koyduğu 4.6 milyon çocuğu etkileyen çocuk yoksulluğu sorunu ile mücadele konusunda asli sorumlu kurum Gazeteciler Cemiyeti midir?
 
Bu ülke 12.5 milyon çocuğunun beslenme ve gelişme ihtiyacını kaynakları olmadığı için değil, bu kaynakları kullanma konusunda doğru planlama yapamadığı ve hatta yanlış politikalar uyguladığı için ve daha da vahimi bu sorunla mücadeleye yönelik önerileri de dikkate almadığı için karşılayamıyor. Biz yetişkinlerin bu hataları, sadece bu çocukların karınları guruldayarak uyumaları anlamına gelmiyor; aynı zamanda zeka geriliği, buna bağlı olarak eğitimde başarısızlık, yetersiz beslenmeye bağlı hastalıklar vb. anlamına geliyor.
 
BETAM'ın çocuk yoksulluğu ile mücadele için sunduğu öneriler, Türkiye'de çocuklarla ilgili her tür çalışmada önceliğin verilmesi gereken alanı çok çarpıcı biçimde gösteriyor: 
  • Gerçekçi bir protein zafiyeti haritası çıkarılmalı ve buna göre maddi destek politikaları düşünülmeli.
  • Yoksul çocuklara yönelik araştırmalar derinleştirilmeli ve etkili destek politikaları acilen tasarlanmalı.
  • Çocuk yoksulluğuna yönelik araştırmalar özellikle beslenme ve ısınma sorunlarına odaklanmalı.
  • Genel olarak da yoksulluk araştırmaları ve yoksullukla mücadele TÜBİTAK ve Kalkınma Bakanlığı tarafından öncelikli alan ilan edilmeli.