Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


17 Temmuz 2012

Taş Atan Çocuklar Yasası Suçu Patlattı

Güvenlik güçlerine taş atan çocuklarla ilgili yasanın çıkmasından sonra, korsan gösteri ve eylemler yüzde 214 atarken, bu olaylarda tutuklanan çocuk sayısı yüzde 87.5 oranında azaldı.




Adana İl Emniyet Müdürlüğü'nce kentteki güvenlik hizmetleri ile ilgili verileri ve makaleleri içeren kitap ve bu kitapta yer alan "Taş Atan Çocuklar Yasası'nın Uygulamasına Yönelik Bir Değerlendirme: Adana Örneği" başlıklı yazı haber konusu olmuş.

Yazıda, 25 Temmuz 2010 tarihinde yürürlüğe giren ve kamuoyunda "Taş Atan Çocuklar Yasası" olarak da bilinen 6008 sayılı yasa ile Terörle Mücadele Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklikler yapıldığına dikkat çekilerek; çocukların çocuk mahkemelerinde yargılanmasını öngören ve tutuklanmalarına sınırlama getiren bu değişiklik ile Adana'da meydana gelen yasadışı eylemlerin niceliğinde ve niteliğinde tehlikeli bir artış olduğu ileri sürülmektedir.

Bu eylemlerde bir artış olup olmadığı elbette incelenmeli. Bu çocukları suça ve diğer sosyal risklere karşı koruma sorumluluğunun bir parçası.  Ancak bu izlemenin amacının da çocuğun yararının ve haklarının korunması olması gerekmiyor mu?

"Çocuklar kendilerine özgü mahkemelerde yargılandıkları ve ailelerine teslim edildikleri için bu suçlar artıyor" sonucuna varan bir araştırmanın varsayımı nedir? Meseleyi çocukları yetişkin gibi yargılayarak ve tutuklayarak çözebileceğini düşünen bir yaklaşım ile yapılan bir izleme çalışması çocuğu koruma amacına yönelik olabilir mi? 

Devletin görevi, bu yasa çıktıktan sonra çocuklara yönelik risklerde artış var mı diye bakarken, bu bakışın amacının çocukları bu tür risklerden korumak için alınması gereken tedbirleri belirlemek olması gerekmiyor mu?

Basının çocuk hakları konusunda biraz daha sorgulayıcı olmasını da beklemek hakkımız değil mi?