Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


11 Temmuz 2012

Şiddette maruz kalan çocuklar su cenneti ile tanıştı.

Mardin Kızıltepe’de geçen ay açılan alışveriş, aqua park ve eğlence merkezi, şiddet mağduru çocukları ağırladı. Merkezi Diyarbakır’da bulunan ve kısa adı SOHREM-DER olan Şiddet Mağdurları İçin Sosyal Hizmet Rehabilitasyon ve Adaptasyon Derneği üyesi yaklaşık 50 mağdur çocuk ve ailesi aqua parkta su dünyası ile tanıştı.




Şiddet mağduru çocukların rehabilitasyonuna yönelik çalışmalar yapmak üzere kurulmuş bir dernek tarafından Belediye işbirliğinde gerçekleştirilen katılımcıları için yararlı olduğu kaçınılmaz bir sosyal faaliyet gerçekleştirilmiş. Derneğin üyesi, şiddet mağduru olduğu söylenen çocuklar ve aileleri su parkında bir gün geçirmiş. Ancak bu haberin veriliş biçimi, hem konuya basının yaklaşımını hem de sosyal sorumluluk çalışmalarını sorgulatacak nitelikte değil mi?

Şiddet mağduru olmak bir kimlik midir? Bir faaliyetin bu biçimde tanıtılması kime, hangi faydayı sağlıyor? Dolayısıyla bu bir haber midir, reklam mıdır? Reklam ise, çocukların bu biçimde kullanılması etik midir? Amaç şiddet mağduru çocuklar ve onlara yönelik faaliyetlere dikkat çekmek ise, derneğin hangi rehabilitasyon programı çerçevesinde bu faaliyeti gerçekleştirdiğini tanıtmak gerekmez mi? Aksi takdirde şiddet mağduru olma halini yardıma muhtaçlık haline indirgeme fikri ile mücadele etmek gerekmez mi?

Basın etiği yanında sosyal sorumluluk için de etik bir anlayışa ihtiyaç yok mu? Bunun üzerinde de biraz düşünmek gerekmez mi?