Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


25 Haziran 2012

İnsan Hakları Kurumu Kanunu

İnsan Hakları Tasarısının görüşmeleri ve oylaması Meclis'in çalışması için gösterge sayılabilir.




Perşembe günü mecliste kabul edilen İnsan Hakları Kurumu Kanunu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1993 yılında kabul ettiği “Paris İlkeleri” adıyla bilinen kararında öngörülen bağımsız denetim mekanizmasını kurmayı amaçlıyor.

Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı Hakkında Kanun  2001 yılında kabul edilmiş ve bu Kanun uyarınca Başbakanlığa bağlı bir İnsan Hakları Başkanlığı kurulmuştu. Başkanlığın, Başbakanlığa bağlı bir kurum oluşu da, İnsan Hakları Kurumu Kanunu Tasarısının bağımsızlık konusunu istenilen biçimde çözmeye elverişli olmaması da eleştiriliyor.

Kurulların bağımsız olmasını sağlamak gerçekten çok önemli ama tam olarak bağımsız kurullar oluşturuluncaya kadar bu kurulların 11 yıllık deneyiminden hareketle asıl sorulması gereken şunlardır: Kurulların işlevlerini yerine getirmeleri kamu otoritelerini memnun eder mi? Kamu otoriteleri kendilerine hizmetleri ile ilgili bir eleştiri yöneltilmesinden memnun oluyorlar mı? Hizmetlerindeki eksiklikleri görmekten ve bunları gösterecek mekanizmalardan yararlanmayı işlevsel görüyorlar mı?

Eleştirilmek, kimsenin çok da sevdiği bir şey değildir. Ancak demokrasilerde insanlar açık eleştiri mekanizmalarının işlevselliğine inanır ve bunun varlığına tahammül gösterir, bundan yararlanmayı meziyet olarak kabul eder. Bu kuruların faaliyetleri arasında kamu kurumlarında eleştiriye açıklık anlayışını geliştirme gibi bir faaliyet yer alacak mı?