Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


21 Mayıs 2012

Denizde facia: 6 öğrenci boğuldu!

İskenderun’da dün denize giren yaşları 14-17 arasında değişen 6 Kuran kursu öğrencisi boğuldu.




Şanlıurfa turundan dönen Kırıkhan Merkez Kuran Kursu öğrencisi 19 gencin bulunduğu otobüs saat 17:00 sıralarında İskenderun'a bağlı Karaağaç Beldesi’ne geldiğinde sahilde mola vermiş. Yakındaki lokanta çalışanlarının “dalgalar tehlikeli boğulursunuz” uyarısına rağmen yaşları 14-17 arasında değişen, iddiaya göre aralarında yüzme bilmeyenlerin de bulunduğu gençler ile şoför denize girmiş. Dalgalar arasında yüzmeye çalışırken kısa süre sonra akıntıda sürüklenmeye başlayan 19 kişi “imdat” çığlıkları atmaya başlayınca lokanta çalışanları ve çevrede bulunanlar yardımlarına koşmuş. Kırıkhanlı gençlerden 13’ü ve otobüs şoförü boğulmaktan son anda kurtarılarak kıyıya çıkarılırken, 6 genç denizde kaybolmuş.

Çocuk koruma alanında biraz duyarlılığı olan hiç bir memlekette, çocuklar bir eğitim kurumunun düzenlediği gezide program dışı bir aktivitede boğulmaz. Çünkü bu çocuğun güvenliği ile ilgili bir sorunudur ve bilinir ki, ergenlerin riskli davranışlar göstermesi mümkündür ve onları bu risklerden korumak için bazı tedbirler almak gerekir. Bu amaçla gezide onlara bir eğitmen eşlik eder. Bu eğitmen, çocukların büyük tehlikelere maruz kalmadan gezilerini tamamlamasından sorumludur ve bu kişi bazılarına abartılı gelebilecek tedbirler ile çocukların güvenliğini sağlar.

Türkmenistan’da yaz kampına giden çocukları taşıyan her otobüsün önünde ve arkasında escort araçlar ve ambulans bulunuyor. Eğer konvoy halinde gidiyorlar ise trafik durduruluyor. Tıpkı bizim Başbakanımız ve bakanlarımıza yapıldığı gibi.
Bu örnek çocuğun güvenliği konusunda durumumuzu anlamak için yeterli değil mi?

Şimdi sormak gerekir, 6 çocuğumuzun hayatını kaybetmesinden sorumlu olan kimdir? Kendisi de ölüm tehlikesi atlatan şoför mü, basireti bu kadar olan bir kişiye çocuk emanet eden Kuran kursu yetkilisi mi? Yoksa basireti bu kadar olan bir kuruma çocukları eğitme yetkisi veren kurum mu?

Acaba gezilerde alınması gereken tedbirleri düzenleyen bir mevzuat var mı veya bu mevzuata uygunluğu denetleyen bir kurum? Böyle bir düzenlemeye uyulmamış ise sorumluluk kimin? Bunu kader veya bireysel bir hata olarak görüp unutursak sorumluluk kimin olacak?