Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


16 Mayıs 2012

Çocuk davaları için hukuk servisleri...

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çocuk hizmetleri kapsamında il müdürlükleri bünyesinde ‘hukuk servisleri’ ve ‘Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Birimleri’ oluşturuyor.





Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, çocuk hizmetlerine ilişkin bir genelge yayımladı. Genelge, mevzuatın uygulanmasının sağlanması, toplumda çocuklara yönelik olumsuz algıyı değiştirecek çalışmalar yapılması gibi önemli beklentiler içeriyor. Bunlar çok yerinde beklentiler ancak bu kadar genel ifade edilmiş bir yükümlülük uygulamacının yeterli bir sorumluluk hissetmesini sağlayacak mı? Bakanlığın ve toplumun bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmediğini denetleme olanağı var mı?

Genelgenin 7. maddesi ise kafaları çok daha fazla karıştırma riskine sahip. Mağdur, suça sürüklenen veya ebeveyn bakımından yoksun olduğu için korunma ihtiyacı içinde olan çocukların her birini ilgilendiren koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasında çocuğun ihtiyacına göre amaç ve yöntem bakımından farklı yaklaşımların uygulanması gerekiyor. Oysa genelge bir ortak kurala bağlamış. Ailesi içinde fiziksel veya cinsel istismara maruz kalmış olması sebebiyle ailesi dışında korunmasına karar verilen çocuğun hemen bir koruyucu aile yanına yerleştirilmesi veya evlat edindirilmesi mümkün ve doğru mudur? Bakanlık, bu yöntemi çocuğun yararına ve bilimsel olarak doğru bir yöntem olarak mı görüyor; yoksa, bu çocukları mevcut kuruluşlara yerleştirmeyi orada yaşayan çocukların güvenliğini tehdit edici bulduğu için mi bu yaklaşımı tercih ediyor?

Mağdur ve suça sürüklenen çocukların kurum bakımına yerleştirilmesi halinde bulunduğu ilde yer bulunmaması durumunda genel müdürlük kararı ile bir başka ildeki kuruluşa yerleştirilmesi öngörüsü de bu çocukların ihtiyaçlarının göz ardı edildiğini düşündürmüyor mu?

Davalarını nasıl takip edecekler? Özellikle suça sürüklenenler bakımından davranış değişikliği ile toplumla bütünleştirme hedefi nasıl sağlanacak?

Cumhuriyet Savcılığı veya başka bir yolla il müdürlüğüne yapılan bildirimler üzerine müdahale edilen her olayda çocuğun öncelikle "Çocuk Koruma İl Müdahale ve Değerlendirme Birimi"ne yerleştirilmesinin öngörülmesi de pek çok farklı ihtiyaç ve koşulun gözden kaçırılması anlamına gelmeyecek mi?

Hakkında kurum bakımı kararı alınmış ancak kurum bakımında kalmak istemeyen çocukların zarar görmemeleri için tedbir alınmasını öngörmek gibi önemli bir yaklaşım neden kurumdan izinsiz ayrılmalarını engelleyecek güvenlik tedbirlerinin alınması dışında bir yöntem öngörülmeyerek eksik bırakılmış?

Madde bağımlısı çocuklar konusunda yıllardır hekimler ile sosyal hizmet çalışanları arasında süren tartışmanın, genelge ile bilimsel gerçeklere aykırı biçimde sonuçlandırılma çabasını nasıl değerlendirmeli? Doktorlar madde bağımlılığı tedavisinin tıbbi tedaviye eşlik edecek sosyal destek hizmetleri ile mümkün olacağını söylerken ve bütün dünya çok disiplinli hizmet modelleri oluştururken, bizim hizmeti kompartımanlara ayırarak sürdürme ısrarımız nedendir? Eğer çocuğun bağımlılığı yataklı tedaviyi gerektirecek boyutta değilse, çocuk tedaviye devam ettiği süre zarfında nerede kalacak?

Bu alanda sonucu görmeden doğruyu bulmak maalesef mümkün olmayacak herhalde. Dolayısıyla istenmeyecek bir yere varmamak için deneyimlerden ders çıkaracak bir yol bulmamız gerekiyor. Bu nedenle acilen ve öncelikle yanıt aranması gereken soru şu olsa gerek: Genelgenin bu hükümlerinin uygulanması, yani koruyucu ve destekleyici tedbirlere ihtiyaç duyan çocukların hayatlarına etkisi, nasıl izlenecek?