Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


2 Mayıs 2012

Liseler yeniden düzenleniyor, okurken evlenmeye vize çıktı!

Milli Eğitim Bakanlığı lise yönetmeliğini yeniliyor. Ders süreleri 5 dakika azalıyor. Devamsızlık izni artıyor, sınıf geçmek kolaylaşıyor.




Milli Eğitim Bakanlığı'nın lise yönetmeliğini yenilemek üzere hazırladığı ve bazı kurumlara görüşe gönderdiği taslak basına yansıdı. Bir yandan taslağın Bakanlığın bilgisi dışında paylaşılmış olması, diğer yandan içerdiği düzenlemelerin çocuk koruma stratejileri ile çelişkisi yüzünden konu üzerinde pek çok tartışma yapılıyor.

Öncelikle elbette şu soruyu sormak her vatandaşın hakkı değil mi? Biz bu konuyu istem dışı öğrendiğimize göre, Milli Eğitim Bakanlığı bizim ve çocuklarımızın fikrini hangi aşamada almayı düşünüyordu?

Sonra da madem artık öğrendik, nihai fikir olmasa bile Milli Eğitim Bakanlığı'nın çocuklarımız ile ilgili bu öngörüsü üzerinde tartışmak artık hakkımız. Özel dikkat gerektiren konulardan biri yakın zamanda azaltılan devamsızlık izin süresinin arttırılması, diğeri ise liseye devam ederken evliliğe izin verildiğini düşündüren düzenleme.

Halihazır Lise ve Ortaokullar Yönetmeliği'ne göre, evli olanların okula kaydı yapılamadığı gibi, kayıtlı iken evlendirilenlerin de okul ile ilişiğinin kesilmesi gerekiyor. Lise eğitimi 14-18 yaş grubunu kapsayan bir eğitim. Ancak istisna da olsa en geç 19 yaşında liseye başlanabiliyor ve bu durumda bitirme yaşı 21 olabiliyor. Türk Medeni Kanunu'na göre evlenme yaşı 17, ancak ailenin rızası ve hakim kararı ile 16 yaşında da evlenilebiliyor. Bir kanun ile çocuğun evlendirilmesine izin verirken, çocuğu erken evlendirilmekten korumak için eğitim hakkını elinden almak adalet dışı ve çelişkili bir uygulama değil mi? Öte yandan, 2008 yılı verilerine göre 15-19 yaş grubundaki gençlerde evlilik oranının %9,6 olduğu bir ülkede, erken evlendirilme ile mücadele için bir stratejinin olması ve yapılacak her düzenlemenin bu stratejiye uygun biçimde yapılması gerekmez mi?

Bu konuda son bir soru daha sormak gerekir: Hangi sebeple olursa olsun, bir öğrencinin örgün eğitim dışına çıkarılması, bir toplumun gerçekten isteyeceği bir sonuç olabilir mi? Bu toplum çocuklarını örgün eğitim dışına çıkarınca, okulda sorun olan davranışlarını düzeltmek için onlara ne gibi bir seçenek sunuyor? 

Hazır başlamışken, Ortaöğretim Disiplin Yönetmeliği'nde yer alan bu örgün eğitim dışına çıkarma cezasını da tekrar düşünmemiz iyi olmaz mı?