Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


20 Nisan 2012

Öğretmen, 14 yaşındaki kız öğrenciyi 3 ay sonra yine kaçırdı!

Sakarya'da 3 ay önce, 14 yaşındaki kız öğrenciyi kaçıran, serbest bırakılınca başka yere atanan İlköğretim Okulu öğretmeni, 3 ay sonra kız çocuğunu tekrar kaçırdı.




Adapazarı’nda bir lisede öğrenim gören bir kız çocuğu öğretmeni tarafından kaçırılmış. Ailenin şikayeti üzerine gözaltına alınan öğretmen, kızın ‘kendi isteğimle kaçtım’ demesi üzerine serbest bırakılmış. Bu olay üzerine kız çocuğu ailesi tarafından “okuldan alınmış”. Öğretmen ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından il dışında bir başka okula tayin edilmiş; serbest bırakıldıktan 3 ay sonra da kız çocuğunu tekrar kaçırmış.

İşte ülkemizdeki çocuğu istismardan koruma yaklaşımına bir örnek: Bir kız öğrencisini kaçırabilen bir öğretmene verebildiği disiplin cezası bir başka okula tayinden ibaret olan, buna karşın kaçırılan kız öğrencinin okuldan alınmasına engel olamayan bir Bakanlık; öğretmeni tarafından kaçırılan kız çocuğunun öyküsünü “öğretmeni ile kaçtı” şeklinde haberleştirebilen bir gazeteci; 14 yaşında bir kız öğrencinin öğretmeni tarafından kaçırılmasında “rıza” bulunabileceğini düşünen adalet çalışanları. Bütün bu olanları daha ne kadar münferit vaka olarak göreceğiz ve çocuk istismarında bulunan öğretmenlerin okulunu değiştirmek ile sınırlı müdahaleler ile idare etmeye devam edeceğiz? Her an bir başka okuldanbenzer haberler geliyor. Bu durumda öğretmenlerin çocuk istismarı konusundaki bilgi ve tutumları ile ilgili Bakanlığın daha ciddi çalışmalar yürütmesi gerekmiyor mu? Bu örnek gösteriyor ki, bu sorun sadece Milli Eğitim Bakanlığı'nın inisiyatifinde de olamaz; öyleyse, çocuğun korunmasından sorumlu bir kurumun bulunması ve örneğin bu uygulamayı yapan Milli Eğitim Bakanlığı'na hesap sorması gerekmiyor mu?