Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


16 Nisan 2012

Bağımlılar ve Akıl Hastaları Kayıt Altında

Sağlık Bakanlığı'nın­ alkol, uyuşturucu tedavisi görenlerle akıl hastalarının isim ve adreslerini toplamaya başlaması tartışma yarattı.




Türkiye genelindeki bazı il sağlık müdürlüklerinden psikiyatri kliniklerine giden yazıda, tedavi gören 'uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığı bulunan kişiler' ve 'akıl hastaları'nın adı, soyadı, ikamet adresi ve irtibat telefonu istenmiş. "Bölge Sorumluluk Rehberi" kapsamında yapıldığı belirtilen uygulamada bilgiler Toplum Sağlığı Merkezi'ne bildirilecekmiş.

Uygulamanın 663 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 47. maddesi ile Sağlık Bakanlığı'na verilen "bütün kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarından; sağlık hizmeti alanların aldıkları sağılık hizmetinin gereği olarak ilgili sağlık urum ve kuruluşuna vermek zorunda oldukları kişisel bilgileri ve bu kimselere verilen hizmete ilişkin bilgileri her türü vasıtayla toplama, işleme ve paylaşma" yetkisine dayandığı belirtiliyor. Ancak Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), bu uygulamanın Anayasa'nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi ile düzenlenen özel hayatın gizliliği ilkesine aykırı olduğunu ve hastaların tedavi kurumuna başvurmasını engelleyeceğini ileri sürüyor.

Halihazırda bu alanda zaten büyük bir kaygı var. Kişisel veri kapsamında her tür sağlık hizmeti ile ilgili kayıt Sağlık Bakanlığı tarafından toplanıyor. Eczaneler gibi sağlık sistemi içerisindeki pek çok bilgisayardan da bu verilere erişilebildiği iddia ediliyor. Şimdi bir de üzerine akıl sağlığı ve madde bağımlılığı tedavisi görenlerin kaydı eklendi; Bakanlık bu verileri ilgili kuruluşlar ile de paylaşma yetkisine sahip olduğu için, kaygı büyüyor.

Türk Psikiyatri Derneği’nin tespitlerine bir de Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 16. maddesini eklemek gerekir. Birçok çocuk okullardaki yanlış değerlendirmeler ile ruh sağlığı tedavisine yönlendiriliyor, bir kısmının gerçekten ihtiyacı var ve gidiyor, bir kısmı ise adli makamlar tarafından gönderiliyor. Bütün bunlar ile ilgili veriler kolluk, eğitim kuruluşları ya da sosyal hizmet kuruluşları ile paylaşılacak mı? Paylaşılacak ise, hangi esaslar çerçevesinde? Kötüye kullanımı nasıl engellenecek? Devletin, vatandaşların özel hayatın gizliliğine saygı gösterilmesi hakkını dikkate alarak, bütün bunları düzenleyip, vatandaşı da ayrıntılı biçimde bilgilendirdikten sonra kurumlara talimat göndermesi gerekmez mi?