Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


25 Mart 2012

Üniversite sınavı da dershane de kalkıyor!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uzun bir aradan sonra çıktığı ilk yurtdışı gezide kendisine eşlik eden gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.



Başbakan'ın bugün haberlere yansıyan eğitim hakkını ilgilendiren alanlardaki görüşleri şöyle: (1) Üniversite giriş sınavları kaldırılacak, üniversite hazırlık kursları ya lise olarak faaliyet gösterecek, ya da kapanacak; çünkü hükümet insanların ellerindeki son imkanı da bu alanda kullanmalarını istemiyor. (2) Teknik eğitim Avrupa'da olduğu gibi %65-70'ler seviyesine çıkarılacak. Organize sanayi bölgelerinin meslek okulları açılacak ve çocuklar hem okuyacak, hem de staj yapacak ve belki de para kazanacak. Endüstri de çok ihtiyaç duyduğu "ara elemanı" sektörün ihtiyaçlarına göre kendisi yetiştirecek. (3) 4+4+4 eğitim sistemi ile aileler; endüstri meslek, ticaret, Anadolu veya imam hatip arasında tercih kullanma noktasında serbest bırakılmış ama 12 yıl zorunlu eğitime de sevk edilmiş olacaklar. (4) Özellikle Güneydoğu'da akıl baliğ olan (ergen) kız çocuklarını aileler okula göndermiyor; açık lise ile ev okul sisteminin önü açılacak.

Dershaneler ve seviye temelli giriş sınavları çocuğun gelişim hakkını özellikle fırsat eşitliği temelinde ihlal eden ve aileleri kaynak kullanımında zor durumda bırakan uygulamalar. Bu nedenle bu uygulamaya son verilmesi elbette çok önemli ve Dünya Bankası tarafından da uzun zamandır talep ediliyor. Ancak bu gereklilik, politikaların yeterliliğini sorgulama ihtiyacını ortadan kaldırmıyor, aksine zorunlu kılıyor:
  • OECD raporunun ortaya koyduğu gerçeklerden biri olan Türkiyenin öğretmen açığında birinci sırada olması ile ilgili ne yapılacak?
  • Dershaneleri kapatmak fırsat eşitliği sağlamaya yetmeyeceğine ve asıl sorun fırsat eşitliği olduğuna göre, bunu sağlamak için ne yapılacak?
  • Meslek eğitimi elbette önemli bir ihtiyaç, ancak yoksul ailelerinin çocuklarının meslek eğitimine, varsıl ailelerin çocuklarının ise akademik eğitime yönlendirilmesi nasıl önlenecek?
  • Başbakan tercihin ailelere bırakıldığını söylüyor, oysa Devletin görevi eğitim vb. hakları kullanmada çocuğu aileye karşı koruyucu mekanizmalar geliştirmek değil mi? Eğitimciler de Başbakan gibi düşünecek olursa, eğitimde çocuğun katılım hakkı nasıl korunacak?
  • Bakış açısına ilişkin bir başka tehlike, ailelerin ergenlik yaşına gelen kız çocuklarını okula göndermeme tercihine Devletin teslim olması değil mi? Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye göre Devletin ailelerin bu tür hak ihlal eden tutumuna karşı çocuğu koruma yükümlülüğü var ve T.C. Devleti bu yükümlülüğünün aksine hareket edeceğini beyan ediyor. Bu durumda kız çocuklarını cinsiyete dayalı ayrımcı tutumdan kim koruyacak? Bu tutum, çocuk istismarının da sebeplerinden biri iken, bununla nasıl mücadele edilecek?