Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


18 Mart 2012

Küçük kıza vahşetin zanlısı babası çıktı!

Güvenlik kameralarınca görüntülenen 9 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi Z.E'yi okul çıkışında döven kişinin babası olduğu ortaya çıktı.


Trabzon'da güvenlik kameraları tarafından çocuğunu döverken görüntülenen İsmail E. tutuklanmış. Olay ile ilgili açıklama yapan Trabzon Valisi, çocuğu döven kişinin aile içinden birisi olması sebebiyle gerekirse çocuğun koruma altına alınacağını söylemiş.

Bu olayda sadece bir babanın kızını dövmesi suretiyle oluşan bir fiziksel ve duygusal istismar olayı söz konusu değil. Olayın güvenlik kamerasındaki kayıtların adli makamlara gönderilmesi suretiyle ortaya çıkmış olmasına dikkat etmek gerekiyor. Bir baba çocuğunu bu şekilde dövüyorsa, bu ilk olamaz. Bir çocuğun dayak yediğini gören, bilen, duyan yetişkinlerin bu olayı çocuğu korumakla görevli makamlara bildirmemeleri de çocuk istismarına çanak tutmak değil midir? Öyleyse yardıma ihtiyacı olan bir çocuğa bu yardımın yapılmaması da suç değil midir?

Bu olayı görenlerin, bilenlerin, duyanların bildirmemesi, en az çocuğun dövülmesi kadar tüyler ürpertici değil mi? Bu çocuğun okulundaki öğretmenler, bu durumu fark etmediler mi? Eğer öğretmenler bu dereceye varan fiziksel istismarı fark edemiyorlarsa, çocuğun korunması bakımından bir eksiklik söz konusu değil mi? Bu haber Milli Eğitim Bakanlığı’nın, bir soru önergesine verdiği cevap ile duyurduğu risk takip çalışmasına ne kadar çok ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.

Olayda aynı zamanda şiddete tanıklık eden çocuklar da duygusal istismar mağduru. O çocuklar için yapılması düşünülen ne var?

Sadece bu babanın cezalandırılması, bu olaya göz yuman diğer aile bireyleri, çocuğun durumunu fark etmeyen kamu görevlileri ve bu durumdan haberdar olup da korumadan ve kovuşturmadan sorumlu makamları harekete geçirmeyen yetişkinler hakkında hiç bir işlem yapılmaması halinde bu çocuğun hakkını korumuş olacak mıyız? Mağdur çocuğa koruma sağlansa bile sağaltımını sağlayabilecek miyiz? Olayın tanığı olan çocuklara psikolojik destek sağlayabilecek miyiz? Esas önemlisi yetişkinlere ve çocuklarımıza bu tür olaylar karşısında sessiz kalmamayı, yardım istemeyi öğretebilecek miyiz?