Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


16 Şubat 2012

Tanıkların hepsi ifade değiştirdi!

Siirt'te iki yıl önce 4 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiası ile aranan, 19 ay sonra yakalanan Fahrettin Kuzu'nun yargılandığı davada tanıklar ifade değiştirdi.




Tanıkların ifadelerini değiştirmeleri belki mahkemenin kararını etkilemeyebilir, ama çocuğun korunmasından sorumlu kurumlar için önemli bir durum değil midir? Tüm toplum için çok ciddi sayılması gereken böyle bir suçlama ile ilgili bazı kişilerin ifadelerini değiştirmelerine neden olan faktörler araştırılmadan cinsel istismar ile mücadele edilebilir mi?

Olay 2010 yılı Nisan ayında öğrenildi, iki ay sonra 2 yılını dolduracak ve hala dava devam ediyor. 4 kız çocuğuna bir okulun idarecisi de dahil olmak üzere bazı kamu görevlileri ve bakkal, manav, tuhafiyeci gibi esnaftan 39 kişinin cinsel istismarda bulunduğu iddia ediliyor. Bu suç, bir toplumda işlenebilecek en ağır suç değil midir? Bu durumda Siirt'te çocuğun cinsel istismar suçlaması ile yargılanan bir kişinin sadece 87 km. uzaklıktaki bir şehir olan Batman'da yaşamaya devam ederken 19 ay süreyle bulunamamasının sebepleri araştırılmadan, davanın bu kadar uzamasının sebebi araştırılmadan bu suçla mücadele edilebilir mi?

2010 yılından bu yana kamu görevlileri ve özellikle okul idarecilerine yönelik olarak çocuk istismarını önleme konusunda ne tür çalışmalar yapıldığı, çocukla çalışan personel seçimi ile ilgili ne tür önlemler alındığı, halkın bu konudaki duyarlılığını arttırmaya yönelik ne tür kampanyalar yapıldığı sorgulanmadan; 39 sanıklı davada 10 sanığın tutuklanması ve sonra da bir kaçının cezalandırılması suretiyle çocukları koruyucu bir sistem oluşturduğumuzdan söz edebilir miyiz?