Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


21 Temmuz 2012

"Sağlam Olsaydı Kabulümdü"

Kayseri'de görülen cinsel istismar davasında dedenin öz torunu hakkında söyledikleri mahkeme heyetini şaşırttı.




İki çocuk flört ediyorlar; kız 15, oğlan 17 yaşında. Durum fark edilince oğlan hakkında cinsel istismar davası açılıyor. Oğlan davada kız ile evlenmek istediğini söylüyor. Kızı anne ve babası öldüğü için dedesi büyütmüş. Dede "sağlam olsaydı kabulümdü, ben bunu bu şekilde istemiyorum" diyor. Kız da dedesi ile kalmak istemediğini söylüyor.

Mahkeme oğlanın annesini çağırıyor ve eğer bu çocukları evlendirmeyi kabul ederse tutuklu olan oğlanı tahliye edeceğini söylüyor. Oğlanın annesi evlendirme sözü veriyor ve oğlan tahliye ediliyor. Oğlan da, kız da mutlu. Galiba, böylece sorun çözüldüğü için toplum ve dahası çocuğun korunmasından sorumlu adli ve idari makamlar da huzurlu.

Bu iki çocuğun bu karar ile kendilerini mutlu hissetmesi gayet normal, değil mi? Ama anne ve babası ölen çocuğun "sağlam değilse istemem" diyecek dedenin yanında büyümesine izin veren bir sistem normal kabul edilebilir mi?

15 yaşında bir kız çocuğu ile 17 yaşında bir oğlan çocuğu arasındaki cinsel deneyimi, cinsel istismar olarak görmek normal mi? Eğer burada bir sorun var ise, o sorunun çözümü bu çocukların duygusal ve cinsel gelişim konusunda destek, eğitim almaları değil mi?

İki çocuğun evlendirilmesini çözüm olarak gören bir adli sistem, çocuğun korunmasından sorumlu makamların görev alanında değil mi? Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, çocuk gelinlere müsaade etmeyeceklerini söylemişti. Acaba bu dedenin zihniyetini paylaşan dedelere, babalara, ninelere; bu kararı veren hakimin bakış açısını paylaşan adli ve idari makamlara; küçük yaşta evlenmeye yönlendirilen bu çocukların kaderini paylaşan çocuklara yönelik yapılan çalışmalar nelerdir?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder