Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


19 Nisan 2012

Başbakan Erdoğan'dan Finlandiya Başbakanı'na 3 Çocuk Tavsiyesi

Finlandiya Başbakanı Jyrki Katainen, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye geldi. Başbakanlıkta yapılan ikili görüşmelerin ardından iki ülke Başbakanı ortak basın toplantısı düzenledi.




Basın toplantısında aile başına düşen çocuk sayısı 1,8 olan Finlandiya'nın Başbakanı, ülkesinde uygulanacak ekonomik tedbirlerle ilgili soruyu yanıtlarken, Başbakan Erdoğan araya girerek Türkiye'de her fırsatta yaptığı "3 çocuk" çağrısını Finlandiya için de önermiş.

Türkiye'de her fırsatta dile getirilen bu öneri üzerinde düşünmek gerekir. Her çocuk sadece anne-babası için değil, Devlet için de bazı yükümlülükler ile birlikte doğuyor: Yeterli sağlık hizmeti, anne-babaya psiko-sosyal ve ekonomik destek, yeterli yaşam standardı (konut, giysi, vb.), oyun alanı, eğitim hizmetleri vb. Bu liste bir insanın hayatını insanca sürdürmesi için gerekli her şeyin katılması gereken bir liste. Bir de özel durumda olan, yani özel ihtiyaçlara sahip olan çocukların (bazı hastalıkları olan çocuklar, engelliler, mülteci ve sığınmacılar vb.) ihtiyaçlarını eklemek gerekir bu listeye. Dolayısıyla nasıl en az 3 çocuk isteyen bir aile reisinin "ben bu çocukların karnını nasıl doyuracağım, eğitim, sağlık giderlerini nasıl karşılayacağım" diye düşünmesi gerekiyorsa; her vatandaşından en az 3 çocuk isteyen bir başbakanın da bu hizmetleri nasıl sağlayacağını hesaplaması gerekir.  

Acaba hükümetin 3 çocuk hesabı ile çoğalmayı dikkate alan bir planı var mı? Halihazırda mevcut çocuklarımız için sağlık, eğitim, oyun alanı, aile destek programları gibi pek çok hizmette açıklarımız bulunduğunu da dikkate alırsak, bu açığın nasıl kapatılacağına dair bir plan yapmadan çoğalmayı öngörmek, yetersiz beslenme, yetersiz sağlık bakımı ve yetersiz eğitim riski ile çocuk dünyaya getirmek ve dolayısıyla çocukları ihmal etmek anlamına gelmez mi?

Bir de ülkedeki fiziksel ve cinsel istismara maruz kalan, erken yaşta evlendirilen veya suça sürüklenen çocukların durumu düşünülürse, bu ihmalin maliyeti daha da iyi anlaşılır.

Özellikle Başbakan'ın çamaşır makinesinden sonra çocuk büyütmenin kolaylaştığını söylemesi üzerine bu sorular daha da fazla önem kazanıyor. Başbakan çocuk büyütmeyi karnı tok, sırtı pek olmaktan ibaret görüyor ve o nedenle çoğalmayı öneriyor olabilir mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder