Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


3 Mart 2012

Pozantı Cezaevi'ndeki 200 çocuk, Sincan'a taşınacak!

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Pozantı Cezaevi'nde kalan 200 çocuğun, Sincan'daki Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na taşınacağını açıkladı.



Son günlerde gündeme tekrar gelen Pozantı Cezaevi ile ilgili iddialar sonrasında Adalet Bakanlığı müfettiş görevlendirildiğini, 4 personelle ilgili idari tedbir uygulaması başlatıldığını ve 200 çocuğun Sincan'daki Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumu'na nakil edileceğini bildirdi. Konu ile ilgili sorulması ve cevaplanması gereken o kadar çok soru var ki... Bu soruların bazılarına 25 Şubat'taki değerlendirmemizde değinmiştik. Yeni açıklamalar yeni sorular doğuruyor:

  • Pozantı Cezaevi'nde 3 yıl önce de bir çocuğun ölümü ardından soruşturma açılmış, müfettişler görevlendirilmiş, olaya karıştığı iddia edilen çocuklar cezalandırılmış, infaz ve koruma memurları hakkındaki dava ise devam ediyormuş. 3 yıl sonra yine müfettişler görevlendirildi. Bu müfettişlerin yapacakları görevin farkı ne olacak? Müfettişler sadece bu iddiaların doğru olup olmadığını araştıracak ise ne değişecek? Esas sorgulamamız gereken ceza infaz kurumunun fiziksel yapısı, personel özellikleri, uygulanan yönetim biçimi bakımından çocukların tutulmasına elverişli olup olmadığı değil mi? Bu durum sorgulanmaz ise, iddialar doğru düzgün araştırılsa bile çocukların güvenliğinin sağlanması mümkün olabilir mi?
  • Soruşturma sonucunda Sn. Ergin'in dediği gibi karanlık hiçbir nokta bırakılmadığını, bu olayda direkt sorumluluğu olan tüm çocukların ve kurum görevlilerinin belirlendiğini ve cezalandırıldığını varsayalım. Bu olayın sorumluluğu sadece kurum içinde kalabilir mi? Nihai sorumluluk o kurumdan sorumlu olanlarda değil midir?
  • Türkiye'de ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü bulunan 2000'in üzerinde çocuk var. Bu olaylar bize acaba "diğer kurumlardaki çocuklar da benzer riskler altında olabilir mi" sorusunu sorduracak mı, yoksa onlarla da başlarına bir şey gelince ilgileniriz mi diyeceğiz?
  • Pozantı'daki 200 çocuk Sincan'a nakil edilecekmiş ve buradaki birer kişilik odalarda kalacaklarmış. Bu çocuklar tutuklu çocuklar, yani daha davaları devam ediyor. Ankara-Adana arası 490 km. Ülkemizde cezaevi nakil aracı bulunamadığı için aynı şehir içinde duruşmaya götürülemeyen tutukluların olduğu bilinirken, bu çocukların hepsinin tüm duruşmalarına gidebileceğinin garantisini verebiliyor muyuz? Ya bu çocukların yakınları? Onlar nasıl ziyaret edecekler çocuklarını her hafta? Aileler çocukları ile ilgilenmiyor ki zaten demek kurtarmaz bizi. Çünkü o çocukların aileleriyle görüşmelerini sağlamak da, gerekiyorsa bunun için ailelerine destek olmak da bizim görevimiz çünkü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder