Hümanist Büro çocukla ilgili haberleri yorumluyor...


27 Mart 2012

Çocuk cezaevine 'sosyal kampüs'

Pozantı'daki cinsel taciz olaylarının ardından suça sürüklenen çocuklar için yeni sistem kuruluyor. Koğuş sistemi kaldırılıyor yerine sosyal kampüsler geliyor.



Sabah Gazetesi'nden Burcu Çalık'ın haberine göre; "Pozantı Cezaevi'nde kalan çocuklara cinsel taciz ve şiddet olaylarının ortaya çıkmasının ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kendi bünyesinde suça sürüklenen çocukların kaldığı rehabilitasyon merkezlerini yeniden yapılandırma kararı aldı. Taş attırılan, hırsızlık yaptırılan, çeşitli eylemlerde kullanılıp hüküm giyen çocuklarla, cinsel istismara uğrayıp Devlet korumasına alınan çocuklar için "koğuş" yerine yüksek güvenlikli yapıların bulunduğu, sosyal tesis içerikli "kampüs" sisteminin hayata geçirilmesi planlanıyormuş."

Haberden anlaşılan o ki, suça sürüklenen çocuklar artık cezaevine değil, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından oluşturulan "yüksek güvenlikli yapıların bulunduğu, sosyal tesis içerikli kampüslere" yerleştirilecekler. Bu haberi yazan muhabir haber kaynağına sormadığına göre, biz muhabire soralım: Bu hangi yasal düzenlemeye göre mümkün olacak? Muhabirlerin de haber konuları hakkında biraz bilgi sahibi olmak, biraz sorgulamak ve yanlış ya da yanıltıcı biçimde bilgi aktarmamak gibi bir sorumluluğu yok mu?

Haber, ceza infaz kurumları ile güvenlik tedbiri kurumlarının birbirine karıştırılmasına neden olacak biçimde yazıldığı için hatalı. Bir başka deyişle, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın kuracağı kampüsler, ceza infaz kurumları yerine hizmet verecek kurumlar değil; güvenlik tedbirlerinin uygulanması için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından kurulmuş olan "Koruma Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinin" iyileştirilmesi için kullanılacak kurumlar. Yine bir başka deyişle, yüksek güvenlikli sosyal hizmet kuruluşları oluşturulacak.

Bu durumda başka sorular da sorulması gerekiyor: Bakanın açıkladığı bu model doğru bir model mi? Yani hakkında tedbir kararı verilen çocukların yüksek güvenlikli kampüslere, suç tiplerine veya mağduru oldukları suça göre sınıflandırılarak yerleştirilmeleri doğru bir tercih mi?

Bu sınıflandırma ve yüksek güvenlikli olma durumu tartışılmalı; ancak Bakanlığın bu kuruluşları yeniden yapılandırma ve bu kurumlarda uygulanacak psiko-sosyal programlar hazırlama girişimi mutlaka desteklenmeli. Bu kapsamda da insan şunu sormadan edemiyor: Bakanlık neden konunun uzmanlarından faydalanmıyor ve ilgili sivil toplum kuruluşlarını bu çalışmaya dahil etmiyor?

Bu talep her şeyin içinde biz de olalım kaprisinden kaynaklanmıyor. Avrupa Sosyal Şartı'nın 14. maddesine göre Devlet sosyal refah hizmetlerinin sunumuna toplumun katılımını sağlamakla yükümlü.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder